OKUMA SOYKIRIMI: READICIDE okuma-soykirimi Full view

OKUMA SOYKIRIMI: READICIDE

Yayınlandığı ülkede ses getiren “Readicide: How Schools Are Killing Reading and What You Can Do About It” isimli kitabın verdiği düşünceyle baktığımızda, ülkemizde de kitap sevgisi ve okumanın, sistematik bir şekilde ve el ele verilerek soykırıma (Readicide) uğratıldığını belirtmek ne acı!

Okulların beklenmeyen tutumları ve öğrencilere uygulanan okumaya yönelik zihinsel bezdirmeler gittikçe artarken; öte yandan aileler, okumayı desteklemekten uzak bir yaşantı sürmekte, eğitim sisteminin okuma soykıranı tutumunu tamamlamaya gayret göstermektedirler. Sonuçta 2014 yılına Türkiye’de basılan 561 milyon kitabın % 71’inin ders kitabı olduğu düşünüldüğünde, kişi başına düşen yıllık kitap sayısının da ne kadar komik olduğu ortaya çıkar.

Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumu UNESCO’nun araştırmasına göre Türkiye’de okuma oranı yok denecek kadar az. Avrupa’da yüzde 21 olan kitap okuma oranı, Türkiye’de sadece on binde bir. Dünyadaki okuma alışkanlıklarını rapor haline getiren UNESCO’ya göre Türkiye, kitap okuma oranında dünya ülkeleri arasında 86’ncı sırada yer alıyor. Okuduğumuz kitaplar da “aşk” üzerine yazılanlar. Ha, bir de şu var: Kitap Türkiye’deki ihtiyaç maddeleri listesinde de 235’nci sırada yer alıyor.

Okuma eylemi hem okullarda ve hem de evlerde can çekişmektedir. Eğitim sistemi okuma ve araştırmayı teşvik etmemektedir. Sınav merkezli bir eğitim sisteminden ne beklenirdi zaten!

Okuma soykırımını etkileyen nedenler

Okuma sevgisinin sistematik bir şekilde öldürülmesinde eğitim sistemine/okula bağlı nedenlerden bazılarını şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Öğrenciler hayat boyu öğrenme bilinciyle değil, en yakındaki sınavı geçme hırsıyla yetiştirilmektedirler. Bu da öğrencin gelecekte yaşamında kullanacağı bilgileri okuma yoluyla kazanmasına engel olmaktadır.
  • Eğitimsel konularda daha fazla bilgi teşvik edilirken, derinlemesine bilgi sahibi olma arzusu gittikçe körelmektedir.
  • Ders kitaplarındaki zor konuları anlaması için öğrencilere verilmesi gereken uygun kolaylaştırıcı ve destekleyici materyallerin verilmemesi; öğretmenlerin de böyle bir gayretin içinde olmayışları.
  • Öğrencilere sadece akademik becerilerin kazandırılmaya çalışılması.
  • Kitapların; hacim, renk, çekicilik gibi konularda albenisinin zayıf olması.
  • Eğlenceli okuma etkinliklerinin zayıf olması nedeniyle kitap dostu öğrenci profili gelişmemektedir.
  • Otantik öğrenmenin teşvik edilmemesi nedeniyle ders müfredatlarının zayıf kalması okuma sevgisinden uzaklaşmaya neden olmaktadır.

Ailelere gelince;

  • Aileler çocuklarına okuma sevgisi verme sorumluluğunu okula yüklemişlerdir. Böylece sorumluluktan kurtulduklarını sanmaktadırlar.
  • Ailede kitap okuma saatlerinin veya saate bağlı olmaksızın da olsa herhangi bir okuma programına sahip değillerdir.
  • Çocukları tarafından örneklenen anne ve babaların kitap sevgisi ve kitap düşkünlüğünün zayıf olması
  • Evde TV izleme saatleri, olması gerekenin kat kat üstünde
  • Pedagojiden nasibini almamış ailelerin “En iyi çocuk sessiz çocuktur” deyip, onları “uslu” dursunlar veya “mamalarını yesinler” diyerek TV’nin karşısına oturtup tıpışlayan davranışları
  • Evde entelektüel ortamın bulunmaması; anne ve babaların çocuklarını entelektüel sergiler, kitap fuarları gibi etkinliklere götürmemeleri
  • Anne ve babaların evde kendi çocuklarının durumlarına üzülmeleri ve buna göre tedbir almaları gerekirken, internette sörf yaparken karşılaştığı mağdur ve sıkıntılı, acı çeken dünya çocuklarına dair gözyaşları dökmeleri

Okuma soykırımını durdurmak için ne yapılmalı?

“Kitap okuma, sadece boş zamanların değerlendirmesi için ya­pılan bir eylem değil, düzenli olarak yaşam boyu sürdürülme­si gereken bir alışkanlıktır.” diyen Durmuşoğlu’na (2013) kulak verelim:

  • Çocukları erken dönemlerde hatta bebeklik döneminde bez kitaplar, ABC kitapları, sesli oyuncak kitaplar, banyo kitapları vb. kitaplarla tanıştırmak.
  • Çocuğa okuyan ebeveynler olarak model olmak.
  • Okul öncesi dönemde ev ortamının okuma alışkanlığı edinil­mesinde büyük önemi vardır. Ev ortamında kitap, dergi vb. değişik yazılı ve görsel materyallerin olması ve çocukların yetişkinleri bu materyalleri kullanırken görmeleri model alma açısından önemlidir.
  • Çocuğa rahatlıkla görüp ulaşabileceği ve farklı türdeki ki­tapları inceleyeceği kendine ait bir kitaplığı çocukla birlik­te oluşturmak.
  • Evdeki bireylerin aynı zamanda kitap okuyup inceleyebi­lecekleri bir okuma saati düzenlemek.
  • Çocuklara yaşlarına, gelişim düzeylerine ve ilgilerine göre farklı türlerde kitaplar almak.
  • Çocukların arkadaşlarına, tanıdıklarına, özel günlerde veya kutlamalarda hediye olarak kitap almalarını teşvik etmek.
  • Çocukları kütüphanelere, kitap fuarlarına, sergilerine ve kitapevlerine götürmek. Yazar ya da şairlerin imza günleri­ne katılmalarını sağlamak.
  • Çocukları okudukları kitaplar için ödüllendirmek.
  • Çocukları çocuk kütüphanesine, kitap kulübüne, çocuk dergi ve gazetelerine üye yapmak.
  • Çocukların kitap almak için harçlıklarını biriktirmelerine destek olmak.
  • Satın alacakları kitap konusunda çocuklara baskı yapma­mak ve çocukları kitap seçimi konusunda doğru yönlen­dirmek.
  • Çocukların seçtikleri bir kitabı ebeveynlerin, çocuklarına okumasını ya da çocukların ebeveynlerine kitap okuma­sını sağlamak.

Kaynaklar

Gallagher, K. (2009). “Readicide: How Schools Are Killing Reading and What You Can Do About It.”   Stenhouse Publishers, 2009.

Durmuşoğlu, M. C. (2013). Çocuklarda kitap sevgisi ve okuma alışkanlığı geliştirmenin bilişsel gelişime katkıları. Cito Eğitim: Kuram ve Uygulama, 21, 17-24.

Yorumlar

yorum

YAZAN Salim Sorgucu

 

md-small Melik Duyar’ın ücretsiz 7 Elektronik Beyin Eğitimi programına katılmak için, buraya tıklayın.
Melik Duyar’ın ücretsiz 6 Elektronik Hızlı Okuma programına katılmak için, buraya tıklayın.
Melik Duyar’ın ücretsiz "Mega Hafıza" dergisinin adresinize gönderilmesi için, buraya tıklayın.