SADE HAYAT OH NE RAHAT! sade hayat-2 Full view

SADE HAYAT OH NE RAHAT!

SADE HAYAT OH NE RAHAT!

2000’li yılların başında TV Haber Kanallarında hemen her haberde boy gösteren bir adam vardı. Unutmuş olabilirsiniz, ben söyleyeyim; Uluslararası Para Fonu (IMF) Türkiye Masası Şefi Carlo Cottarelli. Dört yıl sürdürdüğü bu görevi sırasında, haberler, onun uçaktan inişiyle başlar; bir binaya (Muhtemelen ekonomiden sorumlu Devlet Bakanının olduğu bina) girişinde basına el sallamasıyla biterdi. Ha bir de elinde bir çantası vardı; yalnızdı, çantasını da kendisi taşırdı. Bunlar ayrıntı aslında. Bu yazı bunun için yazılmadı; bu yazı Carlo Cotterelli’nin görevi süresince (4 yıl) uçaktan inişi ve binaya girişi sırasında gelen görüntülerine göre, üzerinde sade siyah bir tişört ve bir kot pantolonun olmasıydı.

IMF deyince akla gelen paradır. Zaten M harfi Money (Para) demektir. Muhtemelen bu adamın maaşı da bizim maaşlarımıza göre kıyas götürmez bir düzeydedir. Ama gelin görün ki, her gördüğümde üşümesin diye içimden adamın üzerine bir çift kazak alıp hediye etmek gelmiştir. Tabii gerçek böyle değil. Adam, hobisi nedeniyle kot artı siyah tişört giyiyor, hepsi bu!

Steve Jobs

Carlo Cottarelli, acınacak (!) insanlara verebileceğimiz sadece bir örnek. Apple’ın kurucu CEO’su Steve Jobs öldü ama sanırım sürekli giydiği, poz verdiği o siyah tişörtü açık artırmayla satılmıştır. Toprağı bol olsun, belki de o meşhur siyah tişörtüyle gömülmüştür. Jobs da garibanın tekiydi; üstelik Suriye asıllı bir mülteciydi.

Mark Zuckerberg

Yaşayan zengin efsanelerden biri de Facebook’un sahibi girişimci Mark Zuckerberg. O da fukaralıktan giyecek bir şey bulamadığı için hemen hemen her gün aynı şeyleri giyiyor; onun üstüne giydiği tişört siyah değil; sanırım gri tonlu bir tişört. Ne yapsın gariban (!).  Bu adamları görünce bir yardım dürtüsü beni kamçılıyor adeta.

Cem Yılmaz

Bizim adama, Cem Yılmaz’a ne demeli? Bir pantolon ve bir siyah tişört! Ya güzel abim, biraz imajını değiştir ya! Sıkıcı olmaya başladın hep aynı giysilerinle!

Kapsül Gardırop Modası

Son 50 yılın belki de en çok üretilen ürünü giysilerdir. İnsan türünün en doğal isteği olan “vücudunu örtmek” her kültüre yansımış durumda. Tekstil firmaları harala gürele giysi üretiyor. Eskiden yamalayarak, ökçe çaktırarak ömrünü uzattığımız ayakkabılarımızı, küçülmediği sürece atmaya kıyamadığımız elbiselerimizi, kolalı gömleklerimizi (mintanlarımızı); daha nice giysilerimizi düşündüğümde, şimdi insanoğlunun inanılmaz bir tekstil bolluğu içinde yaşadığını fark ediyorum. Mağazalar neredeyse gece gündüz müşterilerle dolup taşıyor; ihtiyaç olup olmadığına bakılmaksızın daha iyi görünmek için alıyoruz, alıyoruz, alıyoruz; hepsini giymeye fırsat kalmadan Suriyeli mültecilere yardım olsun diye veriyoruz veya bazen de gardırobumuzda eskitiyoruz.

Şimdi de yukarıda sözünü ettiğimiz meşhur insanlardan hareketle ortaya çıkan eski ama yeni duyulan bir moda trendi var: Kapsül Gardırop.

Bir sezonu birbirine uyumlu 15-30 arasında bir sayıdaki giysiyle geçirmek. Bu akım, modacıların 1970’lerden bu yana uyguladıkları bir giyim stratejisi. “Bugün ne giysem?” düşüncesini ortadan kaldırmayı amaçlayan bir mantığı var.

Gördüğünüz gibi, bizim meşhurlarımız gariban gözükseler de aslında modanın bir numaralı takipçileri. Şaka bir yana, gerçek şu ki, giyinmek güzel ve insani olan bir eylem olsa da “giyim delisi!” olmak da o denli deliliktir.

Kapsül giyinme tarzı düşünmenin günlük hayattaki pratik yararlarına baktığımız zaman tek tip giyinenler lehine şunları söylemek mümkündür:

  • Kapsül giyimle, giyinmeye ayırdığımız zamandan tasarruf yapılabiliriz. Ne giyileceği konusunda öyle uzun uzun düşünmek gerekmiyor. Ne giyeceğim düşüncesinden, onu dene, bunu dene gibi öldürücü darbelerden sabahın en güzel vaktini korumak pekâlâ mümkündür.
  • Ne giyeceğim düşüncesi, sabah sabah insanın asabını bozabilir! Strese sokabilir değil mi? İşte, stresten kaçınmanın yolu da kapsül giyim düşüncesidir. Çünkü daha işe gitmeden sarmalandığımız stres bizim gün içindeki motivasyonumuzu bozabilir.
  • Giysi seçmeyle geçecek zaman irademizi zayıflatabilir. Unutmayın beynimiz enerjiyle (glikoz) çalışıyor. Sabah sabah enerjimizi giysi seçimine mi harcayacağız? Bırakın lütfen, o enerji size gün boyu lazım olacak!
  • Sadece enerjimiz mi söz konusu olan; kapsül gardırop ile paranız da cebimizde kalsın. Tasarruf edersek, gardırobumuzdan elde ettiğiniz bu tasarrufla iyi bir tatile çıkabiliriz.

Sonuç: Deneyin!

ABD Başkanı Barack Obama da bu yazıya konu olan giysi konusunu ele almıştı bir konuşmasında. Bakın ne demiş:

“Görüyorsunuz, giydiğim takım elbiseler sadece gri ve mavi. Karar vermem gereken şeylerin sayısını düşürmeye çalışıyorum. Ne yiyeceğim veya ne giyeceğim konusunda düşünüp kararlar almak istemiyorum. Çünkü bunlar dışında çok daha önemli kararlar almak zorundayım.”

Bu yazıyı sadece giyim üzerinden değil, hayatın tüm alanları açısından, yeme-içme, barınma, vb. açısından da ele alın. Sade ve basit yaşamanın insan yaratılışına ne kadar uygun olduğunu düşünün!

Sade hayat, oh ne rahat!

Yorumlar

yorum

YAZAN Mehlika Sultan

 

md-small Melik Duyar’ın ücretsiz 7 Elektronik Beyin Eğitimi programına katılmak için, buraya tıklayın.
Melik Duyar’ın ücretsiz 6 Elektronik Hızlı Okuma programına katılmak için, buraya tıklayın.
Melik Duyar’ın ücretsiz "Mega Hafıza" dergisinin adresinize gönderilmesi için, buraya tıklayın.

Benzer Makaleler