• Ana Sayfa  /
  • 5.Sayı   /
  • Sınavlar – Soruyu Yazan Ne Düşünüyor, Öğrenci Sorudan Ne Anlıyor
Sınavlar – Soruyu Yazan Ne Düşünüyor, Öğrenci Sorudan Ne Anlıyor sinavlar Full view

Sınavlar – Soruyu Yazan Ne Düşünüyor, Öğrenci Sorudan Ne Anlıyor

Sınavlar / Soruyu Yazan Ne Düşünüyor, Öğrenci Sorudan Ne Anlıyor – Bu konuya girmeden bir Karadeniz fıkrasından esinlenelim.

Temel, Dursun’a “Ha uşağum; sana bir sorum var!” demiş.
Dursun, “Sor uşağım, sor da cahil kalma!” diye yanıt vermiş.
Bunun üzerine Temel sormuş: “Kafestedur, Saridur, Öteyur!”
Dursun uzun süre düşündükten sonra, “Kanaryadur; çünkü saridur ve öter!” demiş.
Temel, olumsuz anlamında başını sallamış.
Dursun bu defa yine düşünmüş, düşünmüş, başka bu tarife yakışan kuş aklına gelmeyince, “Ha uşağum, sen söyle, nedur?”
Temel, pişkince sırıtmış: “Hamsidur da!” demiş.
Dursun şaşkın; “Uşağum hamsi kafeste ne arar?”
Temel: “Koyarim oni kafese!” demiş.
Dursun bu defa, “Ula hamsi nereden sari olii?
Temel, “Boyarim oni sariya!
Dursun bu defa Temel’i sıkıştırdığını düşünerek, “Ula hamsi öter mi?” demiş.
Temel gülmüş; “Ula” demiş, “O da bilmecenin kandırmacasudur da” demiş.

trigliserit balık yağı - yüksek dha balıkyağı yüksek DHA'lı

Sınavlar ve Hayatımızı Yönlendirenler

Hayattan umduğunu bulamayan veya beklentilerinden farklı sonuçlar elde eden çoğu yetişkin, okul yılları konusu açıldığında, yaşadıkları olumsuzlukları, olumsuz öğretmen tutumlarını ve hatta olumsuz öğretmenlerini hatırlarlar. Konu açıldığında yaşadıklarının önemli bir nedeninin öğretmenleri olduğunu açıkça vurgularlar. Bunun tersine, başarılı, öğrencisinde iz bırakmış öğretmenler de hatırlanır; iyilikle anılırlar.

Öğretmenin sınıf içi davranışları, öğrencilere karşı önyargıları, olumsuz tutumları, kalıplaşmış sözleri, hatta bakışları öğrencinin o derse karşı tutumunda etkilidir. Özellikle ilk ve ortaokul çağı çocukları, dersi, öğretmenini seviyorsa sever, sevmiyorsa sevmez bir tutum geliştirmektedir. Lise düzeyi ve sonrasında bu önyargılar kaybolsa da, öncesinde edinilen derse-öğretmene karşı olumsuz-olumlu tutum etkisini sürdürmektedir.

Dersi sınıfa yayamayan, ön sıralarda birkaç çalışkan (!) öğrenciyle dersi işleyen öğretmenlerin sınıflarında önemli parçalanmalar söz konusudur. Bu durum sınavlara da yansır. Sınavlarda bu çalışkan öğrenciler en yüksek notları çekerken, orta ve arka sıralar sırayla dökülürler.

Öğretmenlerin ders anlatırken (işlerken) göreceli de olsa önem verdikleri-vermedikleri konulara ayırdıkları zaman farklıdır. Bunu bazen açıkça ifade de ederler. Sözgelimi “Bu konunun altını çiziyorum”, “Burası çok önemli” hatta “Bu konular tam da sınavlık konular!” gibi ipuçları verirler. Derse konsantre olan öğrenci bu tüyoları hemen alabilir; ama dersten kopmuş öğrenci için aynı şey söz konusu değildir.

Sınıf İçi Sınavlar

Öğretmenlerin sınıfta yapmak zorunda oldukları dönem içi sınavlar vardır. Yıllık planlarını yapan öğretmenler, hangi ayın, hangi haftasında bu sınavları yapacaklarını planlarlar. Bir dönemde bu dersine göre iki veya üç yazılı türü (yapılandırılmış) sınavdır. Sözlü türü  (yapılandırılmamış) sınavlar çok sayıda yapılabilir; ancak sınıf içi adaleti gözetmekte yarar vardır; her öğrenci eşit sayıda sözlü almalıdır.

Farklı sınav türleri uygulansa da, sınıf içi ölçme ve değerlendirme birkaç türlü yapılmaktadır.  Genellikle öğretmenler öğrenmeyi ölçmek için konu (ya da ünite) sonunda bir sınav yapmayı yeğlerler. Birkaç konu biriktiğinde ise yukarıda bahsettiğimiz gibi dönem içi sınavlar yapılır. Bu tür sınavlara “İzleme sınavları” adı verilmektedir. Bazı daha bilinçli öğretmenler bu izleme sınavlarını “kasıtlı hatırlama uygulaması” olarak da kullanırlar. Öğretmen, çoğu kez öğrencilerin konuyu ne kadar öğrendiğini ölçmeye çalışır; ölçüm sonucunda öğrenilemeyen, anlaşılamayan konular tekrarlanır. Pekiştirme yöntemiyle öğrenme eksikliği giderilmeye çalışılır.

Öğretmenler bazen her iki dönem sonunda tüm konuları içeren genel sınavlar da yapmaktadırlar. Burada amaç, derslerin geneldeki öğrenme düzeyini ortaya çıkarmaktır.

Sınavlar – Soru Tipi Önemli

Öğretmenler hangi sınav türünü seçmiş olursa olsun, önemli olan soruların doğru sorulmasıdır. Genellikle soru tipini seçerken konunun içeriği, uzunluğu gibi “Kapsam”a uyumlu sorular sormalıdırlar. Açık uçlu (Yazılı) sınavın amacı ile çoktan seçmeli sınavların amacı aynı değildir. Konu hangisini gerektiriyorsa o tür sınav seçmek yerinde olacaktır. Bazen konular D/Y (Doğru/Yanlış) testlerini, tek cevaplı soru türlerini veya boşluk doldurma tipi sorular sormayı gerektirebilir. Bu nedenle seçim konusunda öğretmenlerin ölçme ve değerlendirme teknikleri konusunda hassas olmalarını tavsiye derim.

Sınavlar – Soru Sorma Tekniği

Öğretmenlerin her derse özgü farklı favori konuları vardır. Zeki öğrenciler öğretmenlerinin bu konulara ilişkin tutumlarını anlayabilirler. Sınavda banko sorulacak soru kaynağı bu konulardır. Öğretmenler, elbette öğrencinin düşmanı değildir; onu yanıltıp zayıf not almasını arzu etmezler. Fakat bu durum, öğretmenin soru sorma, soruyu kaleme alma becerisine bağlıdır. Bir defa soru hangi zihinsel beceri düzeyinde sorulacak; Bilgi, Kavrama, Uygulama, Analiz, Sentez,  Değerlendirme? Bilgi, Kavrama ve Uygulama becerileri zihinsel becerilerin alt kategorisinin ifade ederken; Analiz, Sentez ve Değerlendirme üst düzey zihinsel becerileri yansıtır.

Öğretmen soruyu bu düzeylerden hangisine göre yazacak?

Buradaki ipucu şudur: Öğretmen o konuyu hangi beceri düzeyinde anlattıysa (işlediyse) o düzeyde soru hazırlaması gerekir. Öğrencilerin öğrenme farklılıklarını daha belirgin bir şekilde ortaya çıkarmak için konu kapsamına göre soru sayısı belirlenir. Çoktan seçmeli bir sınav yapmaya uygun konu yeterli sayıda soru sormaya elverişli ise çoktan seçmeli tür tercih edilmelidir.  Çoktan seçmeli sorularda daha fazla madde (soru) yer alabilir. Bu bir avantajdır. Ancak yazılı türü uzun cevaplı sorular soruyorsanız burada soru sayısı doğal olarak azalacaktır; çünkü değerlendirmek için okunması gereken bir sürü soru öğretmeni öğretmenden kaynaklanan hataya düşürebilir. Öğretmenler bunları aşabilirse, bir soru (madde) nasıl sorulur; sorusunun cevabını kendilerine vermelidirler. Kıdemli öğretmenler yeni öğretmenlere göre avantajlı gözükse de, bu öğretmenlerin dezavantajı alışkanlıklarının esiri olurlarsa, kendilerini yenileme şansını kaybedebilirler.

Öğretmenler, pedagojik formları oluşturan alanlarda sürekli bir yenilenme içinde olmalıdırlar. Özellikle, ölçme ve değerlendirme o denli zengin bir menüye sahip ki, öğretmenler farklı soru tiplerini öğrenmeli ve denemelidirler. Öğretmen oluncaya kadar elde edilen ölçme ve değerlendirme bilgisi sürekli yenilenmelidir. Konu çok detaylı olduğundan öğretmenlere tavsiyem alanla ilgili yayınları okumalarıdır.

ming

Sonuç

Öğretmenin bir soruyu sorarken ne düşündüğünü bilmek önemlidir. Ben bir öğrenci olsaydım, bir sınav sorusunu okuduğumda, hayalen öğretmenimle iletişime geçer ve şu soruyu sorardım: “Öğretmenim, bu soruda neyi öğrenmek istiyorsun?” veya “Bu soru ile hangi bilgimi ölçmek istiyorsun?” Konuya çalışmışsam, bu soruların cevabını kendime verip, benden istenilen yanıtı hemen yazardım (işaretlerdim!).

Başarılar!

yo

Yorumlar

yorum

YAZAN Melik Duyar

 

md-small Melik Duyar’ın ücretsiz 7 Elektronik Beyin Eğitimi programına katılmak için, buraya tıklayın.
Melik Duyar’ın ücretsiz 6 Elektronik Hızlı Okuma programına katılmak için, buraya tıklayın.
Melik Duyar’ın ücretsiz "Mega Hafıza" dergisinin adresinize gönderilmesi için, buraya tıklayın.